Adriyatik Kraliçesi; Venedik


TARİHÇE

Adriyatik Kraliçesi


Rialto Bridge
M.Ö. II.yüzyılda İllirya'dan gelen Venedik halkı, ilk olarak Euganean Tepesi civarına yerleştiler ve Treviso, Padua, Este, Belluno gibi yerleşim bölgelerini kurdular. M.Ö.I.yüzyılda bölge Roma idaresine geçti. Romalılar yerel halka "diğerleri" anlamında Venetians adını verdiler. Venetians adı sırasıyla Veneti,Venezia ve Venice olarak bugünkü halini almıştır.

Venedik V.yüzyıl ortalarında kavimler göçüne maruz kalmıştır. İstilacılar Venedikliler' i kenti boşaltmaya zorlamışlar ve halk çözümü kıyıya yakın adacıklara yerleşmekte bulmuştur. Topraklarından olan Venedikliler deniz ticaretine başlarlar ve kısa zamanda önce Akdeniz'de ardından Doğu ülkelerinde deniz ticaretini ellerine geçirirler. Özellikle katıldıkları Haçlı seferleriyle gittikleri ülkelerde de ticaret kolonileri kurar ve burada oluşturdukları limanlarla Doğundan elde ettikleri tüm malları Venedik'e getirir ve Avrupa ülkelerine dağıtırlar. Bu arada Venedik'te oluşmaya başlayan yeni zengin tüccar aileler, özellikle Bizans İmparatorluğu'nun zayıflamasıyla başlayan sanatçı ve bilim adamı göçlerine ülkelerinin kapılarını açarlar ve onları himayelerine alırlar.

Venedik Cumhuriyeti 1797 yılında yıkılarak İtalya Birliğine katılmıştır.

1987 yılında Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilip tamamen koruma altına alınmıştır.

GENEL BİLGİ


Fabriche Nuova
Telefon edebilmek için 00-39(ülke kodu)-41(Şehir kodu)
Saat farkı :1 saat geri

Günümüz Venedik yerleşiminin çekirdeğini Rialto bölgesi oluşturur. Planlanan kanalların inşaatı sırasında çıkan toprak, adacıkların güçlendirilmesinde kullanılmıştır. Venedik Büyük Kanal başta olmak üzere sayısız kanal, 400 köprü ve 118 adacık üzerine kurulmuştur. Bu küçük adacıkların birleştirilmesiyle elde edilen alanlara binalar inşaa edilmiştir. Venedik doğudan batıya 4260m, kuzeyden güneye 2790m olup toplam 7062 km2 üzerine kurulmuştur.

Ünlü Büyük Kanal (=Canalazzo) çevresinde sivil ve resmi binalar yer alır. Büyük Kanal ters bir S harfi şeklindedir. Uzunluğu 3800m, genişliği bazı yerlerde 30m bazı yerlerde 70 m dır. Derinliği 5 ile 5.5 m civarındadır. Büyük Kanal şehri ikiye böler bunlardan doğu tarafta kalan St.Marco tarafı daha geniştir. Dükler Sarayı da burada yer alır. Büyük Kanal üzerinde 3 önemli köprü Railway, Rialto ve Accademia Köprüleri yer alır ayrıca 45 küçük kanalcık da Büyük Kanal'a bağlanır. Tipik bir kanal 4m ile 5 m genişliğindedir ve ulaşım sadece gondolla mümkündür.Bu dar kanallara calhi denir. Calhi'ler, campi adı verilen küçük alanlara açılırlar.Büyük alanlara ise campielli denir.Kanal bazen bir binanın avlusuyla sonlanır , bu alanlara sorti adı verilir.

Gondol kelimesi muhtemelen cymbulo(=küçük kayık) kelimesinden gelmektedir. Bu küçük,asimetrik, alt kısmı düzce olan kayık bir kişi tarafından, o da ayakta olarak kullanılır. Gondolculuk babadan oğula geçen bir meslektir.
Genellikle boyu 4 veya 5 m, genişliği ise 1 m civarındadır. İlk gondollar 13.yüzyıl sonlarında ortaya çıkmışlardır (13.yüzyıl Venedik'te uluslar arası ticaret şekillenmeye başlamıştır), ama kimin fikridir bilinmez. 1562 yılında çıkan yasayla tüm gondolların siyah renge boyanması zorunlu hale getirilmiştir.


Ponte Accademia
Venedik 6 bölüme (=sestieri) ayrılır. St.Marco, Castello,Cannaregio,St.Crode,St.Paul ve Dorsuduro olarak bilinen bu 6 bölgede yaklaşık 100.000 kişi yaşamaktadır. Fakat yerli halkın sayısı gittikçe azalmaktadır.

Venedik ana karadan yaklaşık 4 km kadar uzaktadır. Anakara ile ulaşım deniz, demiryolu ve karayolu ile sağlanmaktadır. 1801-46 yılları arasında inşa edilen demiryolu köprüsü 3601m iken, 1931-32 yıllarında yapılan onarımlarla uzunluğu 4070m çıkarılmıştır.

Venedik'te 2 tane önemli Saint (kutsal olduğu kabul edilen kişi) öne çıkar: St.Todora (Thedora) ve St.Marco. St. Thedora yeni kurulmuş Doğu Roma İmparatorluğu'na bağlı bir kraliçedir. Evangelist St.Marco ise Hristiyan dininde kabul edilen dört İncil yazarından birdir. 828 yılında 2 Venedikli tüccar Onun Mısır'daki röliklerini (kutsal sayılan kişilere ait vücut parçaları veya eşyalar) Venedik'e getirmişler ve şehre hediye etmişlerdir. Venedik'e St.Marco'nun röliklerinin getirilmesinin ardından Venedik onur kazanmış ve St Marco'yu şehrin koruyucusu ilan etmişlerdir. St.Marco'nun sembolü olan aslan ise Venedik'in sembolü olmuştur.

Venedik'in diğer adı da Serrennissima (=huzurlu) dır. Bunun sebebi tüm sosyal ve politik yaşamın kanunlarla belirlenmiş olmasıdır. Adalet en önemsenen kuraldır.Örneğin hakimler hiçbir klüpe, partiye ve benzeri kuruluşa üye olamaz hatta yakınlık bile kuramazlar. Venedik bir şehir devleti iken sembolü kılıç ve kanunların yer aldığı bir kitaptır. Kanunların bu kadar önemsenmesinin sebebi kentin Ortaçağ sonlarında başlayan ve tamamen ticaret üzerine kurulu olan yaşamıdır.Kent güvenli bir liman olarak kurulmuştur.Özellikle Doğundan gelen mallar (kumaş, değerli taş ve madenler, halılar, baharatlar vs.) buradan , burjuva ve aristokrat ailelere dağıtılmıştır.Dolayısı ile uluslararası ticaretin yapıldığı bir şehir devletinde kanunların çok sıkı uygulanıyor olması tüccarların bu güvenli ortamı tercih etmesini sağlamıştır.

Venedik'te Avrupa'nın en eski Musevi Gettosu bulunur. 5 Sinagog, 1 Musevi Müzesi, Kosher Lokantaları, eski Musevi evleri ve Lido'daki eski Musevi mezarlığı bu din mensuplarınca ziyaret edilir.

St.Marco Meydanı'na varır varmaz bizi bir güvercin ordusu karşılar. Söylendiğine göre Venedik'e ilk güvercinler Kıbrıslı Tüccarlar tarafından, Venedik Dükü'nün karısına hediye edilmek üzere getirilmiş , bu tarihten sonra da giderek çoğalarak bu meydanın bir parçası olmuşlardır.Asıl sebep ise T.Marco Meydanı'nın da ki turist kalabalığının güvercinler için dilenciliğe çok müsait olmasıdır.

İklim

Venedik'te ısı sonbahar ve ilkbahar aylarında 15 derece civarındadır.Kış mevsimi oldukça soğuk geçer. Venedik'te yaz mevsimi çok sıcak değildir. Mayıs ayında Adriyatik'ten esen kuvvetli rüzgarlar (bora) esnasında deniz seviyesi yarım metre kadar yükselir yani St.Marco Meydanı'na gondol la girmeniz mümkündür.Bu iklim hareketi önemli ölçüde erozyona sebep olduğu gibi binalara da zarar verir.

YİYECEK & İÇECEK
Bu deniz kentinde doğal olarak önerilebilecek en iyi yemek balık olacaktır. Ama fiyatlar da, özellikle turistlerin yoğun oldugu meydanlarda (St.Marco civarında) yer alan lokantalarda turistik; dolayısyıla ara sokaklardaki restoranlarda daha ucuz yerler bulmak mümkündür. Balığınızın siparişini vermeden önce sizin icin hazırlanacak balığı görürseniz iyi olur. Hesabı ödemeden oöncede muhakkak kontrol edin.

ULAŞIM
Venedik'e tarifeli bir seferle uçuyorsanız Marco Polo Havaalanı'na inerseniz. Marco Polo Havaalanı şehir merkezinden yaklaşık 25 dakikalık uzaktadır. Hava alanından AC TV'nin işlettiği yarım saatte bir kalkan 5 no lu otobüs Venedik'e en kolay ve ucuz ulaşım yoludur. Ayrıca tren veya taksi servisi de bulunur. Bitişik olarak inşaa edilmiş olan Ponte Della Ferrova demiryolu köprüsü ve Ponte Della Liberta karayolu köprüsü anakaradan Venedik'e bağlantı sağlarlar.


Venedik Haritası
Eğer otomobilinizle geldiyseniz arabanızı Pıazalle Roma Meydanındaki otoparka bırakmak zorundasınız. Otobüsle geldiyseniz de aynı meydanda inip otelinize Büyük Kanal üzerinden ulaşabilirsiniz. Demiryolu ile Venedik'e geldiniz ise Pıazzale Roma'nın karşı kıyısında yer alan istasyonda inip yolunuza yine Büyük Kanal üzerinden devam edebilirsiniz. Büyük Kanal' da ulaşımınızı, önce bir bilet alarak, Vaporetto' larla (1 no lu) sağlayabileceğiniz gibi , aceleniz varsa Motoscafi'leri tercih edebilirsiniz Motoscafi'ler küçük kanallarda da ulaşımı sağlar .Gondollar daha çok çevre gezileri için tercih edilir. Gondola binmeden önce güzergah, fiyat, süre konusunda gondolcu ile anlaşma yaparsanız iyi olur. Şehirde ise yürüyerek dolaşmak çok kolay ve Venedik'i tanımanın en iyi yoludur.

Görmeden Dönmeyin
Venedik'e gidince belki de görmeden dönülmeyecek en önemli yer Büyük Kanal'dır.
Burada bindiğiniz bir gondolda kanal boyu yapacağınız yolculukta gözünüze ister istemez birçok bina takılacaktır. Eğer bunların ne olduğunu merak ediyorsanız şimdi gondola birlikte binelim ve hepsini sırayla tanıyalım.

Büyük Kanal Venedik'in omurgasını oluşturmaktadır.Ters S harfi şeklindeki Kanal şehrin batısındaki şehre ulaşım noktalarından başlar ve doğusuna doğru kıvrım yaparak ilerler ve St. Marco Meydanı önlerinde sonlanır. Uzunluğu 3800m, genişliği 30 ile 70 m arası derinliği ise 5 m civarındır.

Kanalın her iki kıyısında 12. yüzyıldan 18.yüzyıla kadar tarihlenen konutlar antrepolar ve kamu binaları yer alır. Bu binaların çok büyük bölümü Venedik'in bir dünya ticareti başkenti olduğu dönemde burada oluşan yeni zengin aileler tarafından yaptırılmıştır. Binalar bugün de bu ailelerin isimleriyle anılırlar çoğuda bu binaların yüzyıllardır sahibidirler. Binalar genel olarak 16.yüzyıla tarihlenir. Kareye yakın dikdörtgen planlıdırlar. Giriş kat rustik taşlarla kaplanmış diğer katlar ise sütunlarla bölünmüş pencereli bir cephe düzeni gösterirler. Girişe yerleştirilen yarım daire kemerli kapı açıklıkları hem dışarıyla bağlantı sağlar hem de gelen veya gidecek olan malların yüklenmesinin yapıldığı yerlerdir. Giriş katları genel olarak depo olarak kullanılır. İkinci kat ise tüccar ve ailesine aittir. Özellikle giriş kapısı üzerindeki odalar. Bazen bu bölümün balkonlu da düzenlendiği görülür.


Ponte di Rialto
Ponte Rialto (Rialto Köprüsü): Bu ikinci köprü Büyük Kanal üzerindeki en eski köprüdür. Orijinali ahşap olan köprü 1440 yılındaki onarımda adeta yeniden ve yine ahşap olarak yapılmış ve bu onarım sırasında köprüye dükkanlar da ilave edilmiştir. Ortadan, gerektiğinde açılarak büyük deniz taşıtlarının da geçebildiği Rialto Köprüsü'ne bu özellik 16. yüzyılda kazandırılmıştır. Bu mekanizma için mimarlar arasında bir yarışma düzelenmiş Michelangelo, Palladio ve Sansovino gibi tanınmış mimarların katıldığı bu yarışmayı Antonio Da Ponte adlı ünlü olmayan bir mimar kazanmıştır. Kanalın en dar yerine yapılan köprünün ayakları yaklaşık 12.000 adet, çamurlu zemine saplanmış kolon üzerine oturmaktadır. Bugün köprü üzerinde 24 adet dükkan, arkadlı bir düzenlemeyle, yer alır.


Piazza S.Marco
Piazzetta Dı San Marco (St.Marco Meydanı): Şehrin en güzel anıt binalarından Dükler Sarayı ve Sansoviane Kütüphanesinin her iki yandan sınırladığı bu geniş alan St.Marco Kilisesi ile sonlanır. Alan ilk kurulduğunda pazaryeri olarak tasarlanmış ve kullanılmışsa da 1536 yılından sonra alanın temiz tutulması amacıyla burada pazar kurulması yasaklanmıştır. Alanın deniz tarafında, her iki tarafında birer tane sütun yer alır. Birinin üzerinde St.Marco'dan önce şehrin korucusu olan Bizans Kraliçesi Teodora'nin heykeli diğerinin üzeride ise Kentin koruyucusu St.Marco'yu sembolik olarak temsil eden ve Venedik'in de sembolü olan bronz bir aslan heykeli yer alır. Bu sütunlar Venedik'e 1125 yılında getirilmiş ve bugünkü yerlerine 1172 yılında Rialto Köprüsü'nün de ilk mimari olan Niccola Starantonia tarafından dikilmişlerdir. Eskiden bu sütunların arasında özellikle ölüm suçları infaz edilmekteymiş. Burada cezaları infaz edilen iki kişinin hikayeleri hala anlatılmaktadır:
Bunardan biri bir fırıncının oğlu olan Pietro Faziol (Il Forneretto) 'dur. Bir asili öldürdüğü için ölüm cezasına çarptırılmıştır. Cezanın infazdan sonra Pietro Faziol'ün suçsuz olduğu anlaşılınca anısına iki adet gaz lambası yakılmıştır. Diğeri ise Carmagnola Kontudur ve O'da hainlikle suçlanmış suçsuzluğu daha sonra anlaşılmıştır.

Dükler Sarayı (Palazzo Ducale): Pembe Verona Mermeri ve beyaz Istra taşından yapılmıştır. Gotik Üsluptadır. Venedik dukalarının ikametgahı ve yönetim merkezidir Yapının bir bölümü hapishane olarak da kullanılmıştır. İçi fresk tekniği ile yapılmış resimlerle süslenmiştir.

Libreria di San Marco (Sansovıno Kütüphanesi): Kütüphane binası St.Marco Meydanı'nın batı tarafı boyuncadır. Bu gösterişli bina Mimar Palladio'nun eseridir. Oldukça zengin nadir eserlerin bulunduğu bir kütüphanedir. Kütüphane Kardinal Bessarione tarafından oluşturulmuştur.

Saat Kulesi: St.Marco Meydanı'nın doğusundadır. 1496-1499 yılları arasında Mauro Coducci tarafından yapılmıştır. Kulenin iki yanında daha alçak olan binalar 1500-1506 yılları arasında Pietro Lombarda tarafından yapılmıştır. Kulenin üzerinde yer alan terasta bronz döküm olarak yapılan bir çan ve bu ana ellerindeki balyozlarla saat başı vuran iki erkek heykeli yer alır.


Fondamanento
Del Vin
The Basılıca of St. Mark's (St.Marco Kilisesi): Venedik Katedrali olarak da tanınan St.Marco Kilisesi (veya Bazilikası), bu deniz cumhuriyetinin gücünün de bir göstergesidir. 828 yılında Mısır'ın İskenderiye kentinden Venedikli iki tüccarın getirdiği St.Marco'ya ait rölikler ( kutsal sayılan birine ait vücüt parçaları veya eşyalar) kente bir onur kazandırır. Rölikler önce St.Thedora Kilisesi'nde muhafaza edilir. Dük Giustiniano Partecipazio Venedik'e ve St. Marco'ya yakışır bir kilise yapılmasına karar verirse de Onun bu isteği kardeşi Giovanni Partecipazio tarafından projelendirilir ve 832 yılında binanın inşaatı, 883 yılında ise dekorasyonu tamamlanır. 976 yılında çıkan bir ayaklanmada Dükler Sarayı yanar ve alevler bitişikteki Kiliseye de oldukça zarar verir. Kilisenin restorasyonu ise 1000 yılına doğru Pitro Orseolo tarafından yapılır. Daha sonra Dük Domenico Contarini mevcut kilisenin güzel olmadığına karar verir ve yıktırır. 1063 yılında yetenekli öğrencilere bir proje yaptırır ve yapılan bu projeyi hayata geçirtir. Kilise 1073 yılında tamamlanır. Yapı plan olarak Bizans Mimarisinde bir dönem sıkça uygulanan Yunan Haçı (+) planındadır. Dört eşit kolun her biri bir koridor ve kolların kesişiminde oluşmuş bir orta açıklık planın esasını oluşturur. Her kol ve orta açıklık birer kubbe ile örtülüdür.Kubbeler pandantifler yardımıyla ayaklara ve sütunlara otururlar. Yapının içinde kubbe içleri, pandantifler , kemer ve tonozlar , dışta ise ön cephede yer alan kemer alınlıkları mozaik tekniği ile resimlenmiştir. Resimlerde İncil'de yer alan özellikle Hz.İsa'nın hayatı ve mucizeleri ile St.Marco'nun hayatıyla ilgili konular işlenmiştir; ayrıca dekoratif amaçlı olarak bitki motifleri de özellikle kemerlerde görülür. St Marco Kilisesi Bizans Mimarisine öykünülerek planlanmış olmasına rağmen her dönemde getirilen bir çok parça ile Gotik, İslam ve Rönesans Üsluplarının özelliklerini de taşır.

1204 yılında Constantinapolis'e, Osmanlıya karşı güç oluşturmak için gelen Haçlı Ordusu, kenti yağmalamış, Bizans Devletinin bir dönem yıkılmasına da sebep olmuşlardır.Bu orduyu oluşturanlardan bir gurubu da Venediklilerdir. Yağmaladıkları sayısız eser arasında bronz 4 at heykeli ve Doğu Roma Ve Batı Roma İmparatorlukları 'nın birliğini sembolize eden Tetrark adlı 4 figürden oluşan heykeller en bilinenlerdir. Bugün St.Marco Kilisesi'nin cephesinde yer alan bu heykellerden Tetrark heykelinin kırık bölümü yakın zamanda kazılarda İstanbul'da çıkmış ve Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Oysa Venedik'te bu heykelin ve daha birçoğunun nereden geldiği belli değil veya Suriye kökenli olduğu söylenir. Hem 4 at heykelinin hem de Tetrark heykelinin orijinalleri St.Marko Kilisesi Müzesindedir. Müze bölümüne St Marco Kilisesi'nden ayrı olarak ücret ödenerek girilir.

Ponte Dei Sospiri (Hasret Köprüsü): Dükler Sarayı ile Prigioni Nuove (Yeni hapishane) arasında kapalı olarak inşa edilmiş 17.yüzyıl Barok Üslupta bir köprüdür. İsmini muhtemelen buradan cezaevine giden mahkumların Venedik'e son kez iç çekerek bakmasından almış olabileceği söylenir.

Rıva Degli Schıavoni: Ponte della Paglia dan , St.Marco Kanalı boyunca, Gierdini di castello'ya kadar uzanır.
1324 yılında oluşturulan bu alan 1780 yılında genişletilerek bugünkü halini almıştır. Yol boyunca çeşitli turistik eşyalar , oteller ve kafeler yer almaktadır.

Arkeoloji Müzesi: Müze 1523 yılında Cardinal Domenico Grimani tarafından oluşturulmaya başlamıştır. Eserler genellikle Antik Yunan ve Roma Dönemi bronz ve mermer heykellerdir.